TÜBİSAD Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Pazar Verileri Raporu’nun tanıtıldığı toplantıda konuşan Kızıltan, Türkiye’de yaşanan finansal sorunlar ve enerji girdilerindeki artışların dünya genelinde emtia fiyatlarında gerçekleşen yükselişlerle bir araya geldiği bir dönemden geçildiğini söyledi.

Küresel tedarik zinciri sorunlarının dünya genelinde pek çok ürünün raflarda yer alamamasına neden olduğunu, bunlara Ukrayna’da yaşanan savaşın getirdiği olumsuzluklar da eklendiğinde ham madde temin sürelerinin arttığını belirten Kızıltan, şunları kaydetti:

“Aslında bu olumsuz faktörler teknolojinin ve dijital dönüşümün hayati önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. COVID-19 nedeniyle değişen bir dünya, değişen çalışma alışkanlıkları, farklı ve çağdaş iş modelleri ve bunların insanla ve sosyal ortamlarımızla bağdaşması gerektiği de ayrıca anlaşılıyor. İstenen düzeye ulaşamamakla birlikte dijitalleşme etkisi ile 2 yıldır sektörümüz, büyük kurum ve kuruluşların yatırımları ve bireysel tüketim artışı sayesinde büyümesini sürdürebildi. Nitekim bugün açıklayacağımız rapor da bu büyümeyi teyit ediyor.

Son derece güvenilir bilgi kaynaklarından elde edilen rakamlara göre, Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektör büyüklüğü Türk lirası cinsinden 2021 yılı itibarıyla 266 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık büyüme oranının geçmiş yıllara kıyasla yüksek seviyede gerçekleşmesinin en büyük tetikleyicisi de yıllık yüzde 149 büyüme oranı ile teknokentlerin cirosundaki artış oldu. Odaklanmış ve sinerji yaratan modellerin iyi sonuçlar alabileceğini görüyor ve ifade ediyoruz.”

Kızıltan, dijital beyin göçü nedeniyle oluşan açığın sadece sektörün performansını değil, ülke ekonomisini de dijitalleşmenin çarpan etkisi nedeniyle olumsuz etkileme riski barındırdığını vurguladı.

Kızıltan, “Geleceğin dünyası; ucuz iş gücünün değil, yüksek teknolojili her türlü üretimde temel üretim modellerini sağlayan sağlam mühendislik, matematik, fen bilimleri ve endüstriyel eğitim almış gençlerin dünyası olacaktır. Sadece teknoloji üretmek de yetmez. Toplum tarafından doğru kullanımı sağlayan sosyal bilimlerle desteklenen eğitimlerle, sanatla bir arada oluşturulacak sinerji de ihraç edilebilecek ve tüm dünyada kabul görecek ürünlerin üretilebilmesi için olmazsa olmaz bir şarttır. Nitelikli iş gücü açığını, şirketlerimizin gelişmiş ülkelerle kıyaslamada oluşan maliyet dezavantajını ve doğal sonucu olan nitelik kaybı konusunu biraz olsun yavaşlatmak adına teknoloji geliştirme bölgeleri ve AR-GE merkezlerinde istisnaların artırılması sürecini ilgili STK’lerle hep birlikte takip ediyoruz. Havuzu da bir yandan doldurmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Dijitalleşme ve akıllı sistemlerin kullanımı hızla artıyor”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da dijitalleşmenin ve akıllı sistemlerin kullanımının hızla arttığını, tek tek bireyler yerine kritik kütlenin oluşmasını sağlayacak burs ve desteklerin oluşturulması yaklaşımına yer verildiğini söyledi.

Fotonik, kuantum teknolojileri ve ekran teknolojileri, sağlıkta dijital teknolojiler, fabrika otomasyon sistemleri ve enerji sistemi modellemesi gibi birçok alanda Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda TÜBİTAK olarak destek verdikleri araştırma projelerini örneklerle açıklayan Mandal, TÜBİTAK BİLGEM’de kurulan Yapay Zeka Enstitüsü’nün önemli olduğunu vurguladı. Mandal, Türkiye’deki yapay zeka ekosistemini harekete geçirecek enstitünün katalizör görevi üstlenerek farklı açılardan bu alandaki gelişmelere katkı sağlayacağını kaydetti.

Mandal, “Bilişim ve yazılım sektörü, bütün alanları yatayda kestiği için diğer sektörlerle beraber çalışması gerekiyor” dedi.

Deloitte Türkiye Ortağı Hakan Göl ise bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe yıllık büyüme oranının geçmiş yıllara kıyasla yüksek seviyede gerçekleşmesinin en büyük tetikleyicisinin yıllık yüzde 149 büyüme oranı ile teknokentlerin cirosundaki artış olduğunu belirterek, “Özellikle BT yazılım kategorisi büyümenin lokomotiflerinden biri oldu” ifadesini kullandı.

Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün ihracatı 2021’de 17,5 milyar TL oldu

TÜBİSAD Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü Pazar Verileri Raporu’na göre, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 58 artışla 17,5 milyar TL’lik ihracat gerçekleştirildi. Kategoriler arasındaki dağılımlara göre, en büyük payı yine BT yazılım aldı. Bu kategorideki ihracat yüzde 62 artarak 15 milyar TL’ye ulaştı.

Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü ihracatı dolar bazında ise 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 30’un üzerinde artarak 2 milyar dolara çıktı.

TL cinsinden yüzde 36’lık büyüme gerçekleştiren sektör, son yıllardan farklı olarak dolar cinsinden de pozitif bir büyüme oranı yakaladı. Sektörün dolar cinsi büyüme oranı yüzde 7 oldu.

2020’de 26,9 milyar dolar olan pazar büyüklüğü, geçen yıl 29,9 milyar dolara ulaştı. 2020-2021’deki büyümenin en büyük bileşenleri ise 19 milyar TL ile kur etkisi, 18,5 milyar TL ile BT yazılımı ve 15,3 milyar TL ile elektronik haberleşme oldu.

Pazar büyüklüğündeki değişim sektörün alt kategorileri bazında incelendiğinde bilgi teknolojileri yüzde 59 büyüyerek 114,5 milyar TL’ye ulaştı ve geçen yıl pazarın yüzde 43’ünü oluşturdu. İletişim teknolojileri, yüzde 26 büyüme ile 151,4 milyar TL’ye ulaşarak toplam pazardan yüzde 57 pay aldı. BT’nin sektördeki ağırlığı artarak toplam pazar içinde yüzde 7 yeni pay kazandı.

Alt kategoriler bazında BT donanım yüzde 41 büyüme ile 43,5 milyar TL seviyesine, BT yazılım yaklaşık 2 kat artışla 51 milyar TL’ye, BT hizmet de yüzde 41 büyüyerek 20 milyar TL’ye ulaştı.

Yerli ürünlerin ağırlığı bilgi teknolojileri içerisinde en fazla yazılım kategorisinde oldu. Yerlilik oranı, bilgi teknolojileri yazılım kategorisinde yüzde 82, bilgi teknolojileri hizmet kategorisinde de yüzde 69 olarak belirlendi.

2021’de sektördeki toplam istihdam 185 bin kişi olurken, büyüme oranı 2 katına çıkarak yüzde 14 olarak gerçekleşti. Sektördeki istihdamın yüzde 27’sini kadın çalışanlar oluştururken, üniversite mezunu çalışanlar yüzde 55’lik orana sahip oldu.

Rapora göre, 2021 yılının en büyük tetikleyicisi teknokent cirolarında yaşanan artış oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bu yılın mart ayında yayımlanan istatistikler baz alındığında 2021-2022’de teknokent sayısı 92’ye çıktı ve şirket sayısı yüzde 23 artarak 7 bin 700’ü geçti.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan sayısı yüzde 23 artışla 65 binden 80 bine yaklaştı.

Kaynak: TRT Haber